Siyah Çayın Vücuda Etkileri, Faydaları ve Zararları Nelerdir?


Çay günün herhangi bir saatinde içilebilecek, tatmin edici bir içecektir. Çay Türklerin özellikle sabah kahvaltılarında vazgeçilmezdir. Ancak dünyanın birçok ülkesinde de siyah çay içimi hayli fazladır. Siyah çayın kafein oranı hayli yüksektir. Çay ayrıca antioksidan potansiyele sahip flavonoidler içerir. Antioksidanlar sağlıklı hücreleri tutmanıza yardımcı olur ve sizi koroner kalp hastalığı ve hatta bazı kanser türlerine karşı korur.
Antioksidanları Nasıl ortaya çıkarılır?
Siyah çay, yeşil çay göre daha az olmasına rağmen, antioksidanlar içerir. Siyah çayın içindeki antioksidanların ortaya çıkabilmesi için çayın yüksek sıcaklıkta demlenmiş olması gerekiyor.
İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, düşük sıcaklıkta demlenen siyah çayın antioksidan oranı, 90 dereceye yakın yani kaynama noktasında bir suyulma demlenmesi halinde içinde bulunan antioksidanları on kat daha fazla oluyor. Bunun için mutlaka siyah çayı yüksek ısıda demleyin.
Yapılan araştırmalara göre, siyah çayın içinde bulunan antioksidanların ortaya çıkmasını önleyen iki unsur var. Biri çayın süt ile içilmesi diğeri ise poşet çayların kullanılması… Tam yağlı süt ve poşetler, antioksidanların çıkmasını bloke ediyor.
Siyah çay kanser riskini önler mi?
Siyah çayın sağlık üzerine yararlarıyla ilgili araştırmalar uzun yıllardır sürüyor. Bu araştırmaların bazıları siyah çay ve kanser arasındaki ilişkiyi kapsıyor. Yapılan araştırmalar, kanser riski ile siyah çay arasında bir bağlantı kurmaya başladı. Siyah çayın kanser hücrelerinin azaltılmasına yardımcı olduğu belirlenirken, kanserin başlamasını önleme gibi bir yararı henüz tespit edilememiştir.

Siyah çayın, özellikle yumurtalık kanserini geriletme konusunda yararı olduğu yönünde araştırmalar henüz devam etmektedir. Araştırmacılar, siyah çayın rektal, kolon, mide, akciğer ve meme kanseri dahil olmak üzere diğer kanser riskini azaltmada yardımcı olabileceğini düşünmektedir. Ancak henüz kanıtlanmış bir çalışma olmaması sebebiyle araştırmalar sürmektedir.
Siyah çay kafein kaynağıdır
Siyah çayda çok fazla kafein bulunmaktadır. Bunun için günde 8 bardaktan daha az çay içilmesi önerilmektedir. Her bardakta kişi 12 mg kafein alır. Alınan kafein oranın 79 mg geçmesi halinde bağımlılık yapabilir. Bunun için uzmanlar, içilen çay miktarının günde birkaç bardağı geçmemesi gerektiğini öneriyorlar.
 Sonuç olarak, siyah çay zihinsel uyanıklığı ve konsantrasyonu artırmaya yardımcı olabilir. Ayrıca kafeinin Parkinson hastalığına da faydalı olduğu bilinmektedir.
Diğer Sağlık Faydaları Var mı?
Siyah çay, kalp için de yararlı bir içecektir. İçinde bulunan kafein oranı sebebiyle kanın pıhtılaşması ve enfeksiyonların azalmasına yardımcı olur. Yapılan araştırmalar, çayın kalp krizi yapma riskinin olmadığını göstermektedir.
Bunun dışında siyah çayın başka yararları da bulunmaktadır.
Çay (kahve) tip 2 diyabet başlangıcını önlemeye yardımcı olur.
Diş çürümesinin önler (bu konuda yapılmış ve kanıtlanmış bir çalışma olmamasına rağmen bu iddia her zaman gündemde bulunmaktadır)
Osteoporoz, kusma, ishal, baş ağrısı, kilo kaybı ve böbrek taşı gibi sorunlara da iyi geldiği belirtilmektedir.
Siyah çayın yan etkileri hafif iken, kafein içeriği sebebiyle bazı kişileri sinirli yapmaktadır.

Göğüs Sarkmalarını Önlemek İçin 8 Mükemmel Yöntem

Yaş ve diğer faktörlerin, bir kadının en değerli varlıkları olan gögüslerinin sarkmasına neden olur. İlaçlar veya ameliyatlarla göğüslerinizdeki sarkmalara bir süreliğini de olsa engel olabilirsiniz. Tabi bu uygulamanın artılarının yanısıra eksilerinin de olduğunu unutmayın. Bu yazımızda size göğüslerinizin yaşam boyun sarkmaması için bazı yöntemleri anlatacağınız. Hem hiçbir riski olmadığı gibi, pahallı değil ve çok kolay yapabileceğiniz yöntemler.
Yoga
Göğüslerinizin sarkmaması için düzenli olarak yapılan yoga çok yardımcı olacaktır. Yoga ile vücudunuzu güçlendirirken, gögüslerinizin sarkması önleyip, dikleşmesini sağlayacaktır. Özellikle gögüs için yapılacak bazı yoga hareketleri size çok faydalı olacaktır. .
GÖĞÜS SARKMALARI İÇIN EGZERSIZLER
Kollar ve göğüs bölgesini amaçlayan belirli egzersizler yardımcı olabilir. Doğal yollardan göğüsleri dikleştirmek için tavsiye edilen yaygın egzersizlerin bazıları şunlardır:
Yay hareketi
Ileriye ve geriye doğru tekrar tekrar yay çizerek göğüslerin etrafındaki cildi sıkılaştırmaya yardımcı olursunuz. Böylece göğüslerinizi bir süre sonra dikleşmeye başlayacaktır. En iyi sonuçu alabilmeniz için günde en az 3 kez 10 ileri ve 10 geri olarak bu hareketi tekrarlayın.
Geleneksel Şınav çekmek
Geleneksel olarak şınav çekmek kol ve göğüs kaslarını çalıştırdığı için sarkmaları da önleyecektir. Düzenli olarak bu hareketin yapılması sonucunda sarkma azaldığı gibi göğüs bölgesinde belirgin bir dikleşmede olacaktır. Bu hareketi yaparken dizleriniz bükük olabilir. Amacınız gögüslerinizi dikleştirmek ise sadece vücudun üst bölgesini çalıştırmanız yeterli olacaktır. Hergün 15 dakika böoyunca bu hareketi tekrarlayabilirsiniz.
Ağırlık kaldırmak
Günlük olarak ağırlık kaldırmada gögüslerin sarkmasına engel olduğu gibi sıkılaşmasına ve dikleşmesine de yardımcı olur. Bu knuda en iyi egzersiz için sırt üstü yatın. her iki elinize de ağırlık alın. ellerinizi ağırlıklarla birlikte havaya göğüsünüzün hizasına kaldırın. 5’e kadar salyın ve eski konumunuza dönün. Bu hareket günde 15 dakika tekrarlamanız yeterli olacaktır. Ayrıca başlarken hafif ağırlıklarla başlayın, yavaş yavaş ağırlığı arttırın. Birden çok ağır kaldırarak kaslarınızı zorlamayın.
GÖĞÜS DİKLEŞTİRMEK İÇIN MASAJ
Düzenli masaj göğüsler için olumlu olabilir. Göğüs bölgesindeki cilt ve bağ dokuları üzerinde kan akımını arttırarak kasların güçlenmesine yardımcı olur. Bu ayrıca gögüslerin sıkılaşmasına ve sertleşmesine de neden olur.
Yağ Masajı
Göğüsler masaj (en az 20 dakika süreyle) her gün düzenli olarak yapılmalıdır. Masaj yaparken farklı yağları kullanabilirsiniz. Bunların arasında zeytinyağı, bitkisel yağlar veya uçucu yağlar olabilir. Masaj için önce sırt üstü yatın. Ardından yağı gögüslerinize sürün ve dairesel hareketlerle göğüsleriniz yağı eminceye kadar devam edin. Zaman ve düzenli uygulamaya dikkat ederseniz, bir süre sonra gögüslerinizdeki dikleşmeyi hissedeceksiniz.
Buz Masaj
Buz masajı gögüsleri dikleştirmeye yardımcı olduğu gibi sarkmayı da önler. Yağ masajına alternatiftir ama çok etkilidir. Göğüslerinize yapacağınız uygulamanın olumlu sonuç verebilmesi için yağ masajı gibi, bu kez buz küplerini masaj olarak uygulayın. Buz küpleri duyarlı meme cildini uyuşturacaktır. Bunun için 10 dakika uygulamanız yeterli olacaktır. Zamanla, düzenli bir şekilde yapmanız halinde gögüslerinizin dikleşmesi konusunda kesin sonuç alacaksınız.
GÖĞÜS KALDIRMAK İÇİN MASKE
Yüz maskeleri gibi, meme maskeleri de ciltteki hücreleri harekete geçirir. Yüz için yaptığınız maskelerin hemen hemen hepsini gögüsleriniz için de kullanabilirsiniz. Göğüs için en uygun maske, taze salatalık, yumurta akı ve zeytinyağı kullanılarak yapılandır. Bu üç ürünü iyice karıştırın ve gögüslerinize sürün. Bir saat boyunca gögüslerinizde tutun ve ardından ılık su ile yıkayın. Bu maskeyi sonuç alabilmek için hafta en az 2 kez uygulayın.

Piyasadaki En İyi 5 Ütü ve Ütü Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Ev işlerinin en zoru ütü yapmak olarak bilinir. Özellikle dört kişilik bir ailenin ütüsünü tek bir kadın yapıyorsa, ütü günleri evde stresin zirve yaptığı günlerdir. Ancak sağda solda “ütü yapmayı çok seviyorum ben, stres atıyorum ne güzel” diyenleri de sık sık duyarız. Bilmediğimiz şey ise, ütü yapmanın keyifli veya stresli bir iş olmasının ütüleme tekniğine ve kullanılan ekipmana doğrudan bağlı olduğudur.
Özellikle yeni evlenenlerin en büyük hatalarından biri, farklı bir beyaz eşya alırken yanında ütünün hediye olarak verildiği kampanyalara aldanmaktır. Aynı şekilde “mutfak robotu mikser ve ütü üçü bir arada” tarzı kampanyalara da dikkatle yaklaşmalısınız. Bazı durumlarda firmalar yeni serilerini tanıtmak için bu tip kampanyalarla kaliteli cihazlar da sunabilirler. Ancak çoğu zaman bu setlerdeki ütüler size bel ağrısı ve sıcaktan bunalma olarak dönecektir.
Ailenize Göre Değil, Dolabınıza Göre Ütü Seçin
Hangi ütüyü alacağınıza karar vermeden önce, ihtiyaçlarınızı ve beklentilerinizi iyi belirlemelisiniz. İnternette bulacağınız ütü satın alma rehberlerinde buhar kazanlı modeller kalabalık aileler için önerilmektedir. İlk bakışta doğru gelse de bu öneri yanlıştır. Herkesin serbest çalıştığı altı kişilik bir ailenin ütü ihtiyacı, çocuksuz ama bol mesaili bir bankacı çifte göre daha az olacaktır. Dolayısıyla ütü almadan önce elbise dolabınıza iyi bakın. Özellikle “beyaz yakalı” çalışanlar için şık giyinmenin önemi ve bunun için harcanan paraların çokluğu düşünüldüğünde, “pahalı” bir ütü almanın aslında iyi bir yatırım olduğu görülebilir.
Buhar Kazanı, Buhar Gücü ve Taban
Buhar kazanlı bir ütü alma imkânınız varsa, normal modellere bakarak zaman harcamayın. Zira bugün neredeyse tüm ütü üreticileri kaliteli tabanlar kullanıyorlar. Ütünün ağırlığı ve buhar gücü, ütü yapmayı kolay veya zor hale getiriyor. Buhar kazanlı ütülerin iki alanda da avantajı var. Çok daha güçlü buhar çıkışı sağlayan bu tip ütülerde taban ünitesi çok daha hafif ve su damlaması gibi sorunlar da minimum düzeyde yaşanıyor. Buhar kazanı olmayan bir ütü alacaksanız, damlama önleyici “anti-drip” sisteminin olmasına dikkat edin.
Özellikle buhar kazansız ütüler için en önemli problemlerden biri de kireç oluşumu. Piyasadaki birçok modelde kendi kendini temizleme fonksiyonu olarak bilinen “anti-calc” özelliği bulunuyor. Ancak bizim önerimiz hangi ütüyü alırsanız alın, temkini elden bırakmayarak saf su kullanmanız yönünde. Saf su kullandığınızda hem cihazınızın ömrü uzuyor, hem de saf suyun kaynama noktası daha düşük olduğundan buhar çıkış gücünüz artıyor. Saf su kullanmak istemiyorsanız, kireçli musluk suları yerine daha yumuşak içme suyu kullanmak da olumlu etki sağlayabilir.

En İyi Ütü Modelleri
Yukarıda sizlerle ütü seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli noktaları paylaştık. Gelin hep birlikte şu an piyasada bulunan en iyi ütü modellerini yakından tanıyalım:
1. Philips GC9245/02
Philips’in bu modeli ısı ayarı bile yapmadan “tak fişi bitir işi” şeklinde ütü yapabilmenizi sağlıyor. 1,5 litrelik oldukça büyük bir kazana ve kireç giderme sistemine sahip olan bu ütü, Philips’in normal modellerindeki “SteamGlide” taban ile sunuluyor. 550 TL civarı fiyatıyla gözünüzü korkutması mümkün olsa da, ütü yapma süreniz yarı yarıya azaldığında verdiğiniz paraya değeceğine emin olabilirsiniz.

2. Arzum AR-647
Arzum’un ütülerinin ve özellikle de müşteri hizmetlerinin internetteki ünü hiç iyi değil. Ancak firmanın bu ürününü rahatlıkla tavsiye edebiliyoruz. 50 TL’lik şaşırtıcı bir fiyat etiketi ile sunulan bu seyahat ütüsü “işimi görsün yeter” diyenler için olduğu kadar, evde ikinci ütüyü bulundurmak isteyenler için de çok çekici. Ütüyü gördüğünüzde boyutunun küçüklüğünden dolayı işe yaramayacağını düşünürseniz çok yanılırsınız. Piyasadaki birçok “normal” ütüyle eşdeğer performansa sahip olan AR-647, farklı tutuş şekli ve hafifliği sayesinde yedek olarak girdiği birçok evde asil oyunculuğa terfi etmiş durumda.

3. Tefal FV9640 ve FV9970
Tefal’in ütüleri hakkındaki yorumları okuduğunuzda son derece “dalgalı” bir tablo ile karşılaşırsınız. Firma çok fazla model sunduğu için her modelden aynı performansı beklemeniz yanlış olur. Yani size Tefal ütü öneren birine “iyi ama hangi modeli?” diye sormalısınız. FV9640, Tefal’in 2000’li yılların başındaki haklı şöhretine sıkı bir selam gönderen kaliteli bir ütü. Kireç toplayıcı sistemi olan cihaz bu sayede temizleme tabletine ihtiyaç duymuyor. FV9640, 240 TL’lik fiyatıyla “acaba” dedirtse de, “klasik” severler için doğru bir tercih olacaktır.
FV9970 modeli ise “kablosuz” özelliği ile dikkat çekiyor. Ütüyü standına koyduğunuz anda, tabanına ve buhar kazanına ısı gönderiliyor. Kolay bir tutuşa sahip olan bu ütüyü kullananların yorumları genellikle “bir daha normal ütü kullanamam” şeklinde. 399 TL’lik fiyatıyla buhar kazanlı ütülere göz kırpan FV9970, kablodan rahatsız olanlar için “tek” seçenek.
 4. Philips GC4410
Philips’in GC4410 modeli kazansız ve ekonomik bir tercih yapmak isteyenlere rahatlıkla önerebileceğimiz bir ütü. Firmanın ürettiği buhar kazanlı modellerdeki SteamGlide taban, drip-stop, active-calc gibi özelliklerin tümüne sahip olan GC4410, ütü ihtiyacı az olan ve Philips’in ütü kalitesini yaşamak isteyenler için ideal. Ayrıca 2,5 metrelik oldukça uzun kablosu ile de dikkat çeken GC4410, 180 TL fiyat ile sunuluyor.
5. Vestel V-Press 2000
Genellikle “Vestel ütü işine de mi girmiş?” şeklinde karşılanan V-Press 2000, tam bir fiyat-performans ürünü. Yaklaşık 120 TL fiyat etiketiyle “en çok satılanlar” listelerinde tepelere hakim olan V-Press 2000, buhar kazanlı ütü kullanımının kolaylığını normal ütüler için bile cazip sayılacak bir fiyatla edinmenizi sağlıyor. V-Press 2000’in kullanıcı yorumları oldukça iyi olsa da, Vestel’in internetteki ünü bu ürünle aynı yönde değil. Yine de listemizin en “dikkat çekici” üyesi olan V-Press 2000’i mutlaka dikkate almanızı öneriyoruz.

Kışlık Menemen Hazırlanması

Yaz mevsiminin lezzetli domateslerini kullanarak kışın da aynı lezzette menemen yemek isteyenlerin kışlık menemenleri Ağustos ayı sonlarında hazırlamış olmaları şarttır. Çünkü Eylül ayının ortaları itibariyle yağmurlar başlayacağı için meyve ve sebze fiyatları artacaktır. Ayrıca güneş eski etkisini kaybettiğinden sebzeler daha az lezzetli olacaktır. İşte bu yüzden diğer birçok sebze ve meyvede olduğu gibi kışlık domates ile ilgili hazırlıkları da yaz sonunda yapmak mantıklıdır. Kışlık menemen hazırlamak için sağlıklı ve pratik iki yöntem vardır birisi konserve usulü cam kavanozda saklamak, ikincisi ise bence yüzyılın buluşu olan derin dondurucuda saklamaktır.
Cam Kavanozda Kışlık Menemen Nasıl Hazırlanır?
Malzemeler: İstenildiği kadar domates, sivri biber, çarliston biber, etli kırmızıbiber (tüm biberlerin miktarı, domateslerin kilosunun yarısı kadar olursa çok daha lezzetli menemen elde etmek mümkün olacaktır.), cam kavanoz (evdeki eski kavanozlar değerlendirilebilir), yeni kavanoz kapağı (kapaklar mutlaka yeni alınmalı, aksi halde kışlık menemen konservesi bozulacağından emekler boşa gider), bir miktar tuz
Cam kavanozda kışlık menemen hazırlamak için öncelikle tüketim ihtiyacınız kadar domates, sivri ya da çarliston biber ve etli kırmızıbiber satın alınmalıdır. Bu aşamadan sonra imkân varsa bir yardımcıyla beraber bir günde yaklaşık yüz kavanoz kışlık menemen konservesi hazırlanabilir. Öncelikle domatesler yıkanır ve büyük, derin kaplara doldurulur. Ardından domateslerin kabuklarının kolay soyulabilmesi için domateslerin üzerine sıcak su dökülür ve yarım saat kadar sıcak suda bekletilir. Sonra sıcak suyu ılımaya başlayınca suyun içinden teker teker alınan domatesler soyulur, küp küp doğranır. Ancak menemeni rendelenmiş domatesten yapanlar için kesinlikle sıcak suda bekletme aşaması yoktur. Domatesleri rendelemek için yıkayıp ikiye bölmek yeterlidir. Tüm domatesler doğrandıktan ya da rendelendikten sonra bir kapta bekletilir. Sıra biberlere gelmiştir. Öncelikle etli, kırmızıbiberler ortalama küçüklükte doğranır ve bir bölümü tencereye konur. Ardından çarliston ve sivri biberler doğranır ve bir kapta bekletilir. Doğrama aşaması bittikten sonra öncelikle kırmızıbiberler sıvı yağ ile çok hafif kavrulur, sonra içine sivri ve çarliston biberler eklenir. Onlar da beraber kısa süre kavrulduktan sonra domatesler eklenir ve ağzı kapalı olarak kısık ateşte kaynayıncaya kadar pişirilir. Bu arada domates karışımına bir miktar tuz eklenmesi menemenin bozulmasını engelleyecektir. Arada karıştırarak dibe sarması engellenir. Hafifçe yumuşadığı görüldüğünde domates kaynamaya devam ederken geniş bir kaba kaynar su dökülür ve temiz kavanoz ve kapaklar kaynar su içinde bekletilir. Ardından domates kaynamaya devam ederken bir havlu yardımıyla kaynar suyun içindeki kavanoz alınır ve bir kepçe ile ocakta kaynamaya devam eden kışlık menemen kavanozun içine doldurulur. Sonra kapağı sıkıca kapatılır ve kapağı aşağıya gelecek bir biçimde ters olarak bir battaniyenin üzerine dizilir. Tüm malzeme bitince battaniye üzerine kapatılır ve bir gün boyunca bu şekilde bekletilir. Ertesi gün kavanozlar düz olarak güneş görmeyen bir yere kaldırılır.
Derin Dondurucuda Kışlık Menemen Nasıl Saklanır?
Derin dondurucuda kışlık menemen saklamak için öncelikle domates, yeşil ve kırmızıbiber ve de buzdolabı poşeti satın alınır. Ardından domatesler küp küp doğranır ya da rendelenir. Sonra biberler de küçük ebatlarda doğranır. Sonra buzdolabı poşetine alta domatesler üste de biberler konur ve ağzı sıkıca kapatılarak derin dondurucuya kaldırılır. Pişirmek istendiği zaman üstteki biberler önce alınır ve hafif kavrulur. Sonra domatesler eklenerek kış mevsiminde yaz menemeni yemek mümkün olur. Bu şekilde hazırlanan kışlık menemenler bir yıl boyunca ilk günkü tazeliğini ve lezzetini korumaktadır. Küçük bir not; domates ve biberleri ayrı torbalarda saklamak kullanış açısından daha pratik olabilir. Bu sayede her seferinde istediği kadar biberi alıp önceden kavurmak mümkün olur. Şimdiden kolay gelsin ve afiyet olsun.

Evde Ruj Nasil Yapilir?

Evde Ruj Nasıl Yapılır?
Ruj, kadınların olmazsa olmaz makyaj ürünlerindendir. Her renkte olabilen rujlar, renk seçimine göre bayanın daha güzel, daha dişi ya da daha romantik görünmesini sağlar. Bazen de soğuk havalarda koruma görevi üstlenir.
Bal Mumu İle Doğal Ruj Yapımı
Evde ruj yapmak artık çok kolay. Tamamen kimyasallardan arınmış doğal yollar ile yapılan rujunuzu gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Bir yemek kaşığı bal mumu bu arada bal mumunu aktarlarda bulabilirsiniz. Bir tatlı kaşığı gliserin, bunu eczanelerden temin edebilirsiniz, bir çay kaşığı kırmızı gıda boyası, bunu da büyük kırtasiye ya da hobi dükkânlarından temin edebilirsiniz. Bir çay kaşığı vanilya ve içi su dolu kahve makinesi kullanılacak malzemeler arasındadır. Öncelikle bir yemek kaşığı bal mumunu küçük bir kabın içerisine koyunuz. Kahve makinasının üzerinde tutunuz ve buharı ile eritmeye başlayınız. Eriyen bal mumunun içerisine kalan tüm malzemeleri koyunuz. Önemli olan malzemeleri iyice karıştırmaktır. Karışımı krem kabı ya da küçük bir cam kabın içerisine koyarak beş dakika buzdolabında bekletiniz. Rujunuz hazırdır, kolayca sürebilirsiniz.
Evde Nemlendirici Ruj Yapımı
Dudağınızı nemlendiren ve besleyen yoğun rujlar soğuk havalarda çatlayan dudaklarınıza da iyi gelmektedir. Tedavi amaçlıda kullanılan bu rujunuzun yapımı artık evde çok kolaydır. En önemli parçası vazelindir. Diğer malzemeler; mum ve kibrittir. Ayrıca eğer koku vermesi ve beslemesi için esansiyel yağlar ile beraber renk vermesini istiyorsanız kullanmadığınız bir far ya da ruj kullanabilirsiniz. Bir buçuk çay kaşığı vazelini yemek kaşığınızın içerisine koyunuz. Üzerine renklendirmek istiyorsanız far ya da rujunuzu döküyoruz. Mumu yakarak malzemeleri yakmayacak şekilde uzak tutarak vazelinin erimesini bekleyiniz. Eriyen bu karışıma iki üç damla portakal yağını damlatıyorsunuz. Karışımı krem kutusuna alınız ve iyice karıştırınız. Eklediğiniz far ya da rujun dibe çökmemesi için karıştırmak çok önemlidir. Son olarak donması için buzlukta beş dakika bekletiniz. Dudaklarınızı beslemek ve dış etkenlerden korumak için rujunuz hazırdır.
Pastel Boya İle Evde Ruj Yapımı
Pastel boya ile ruj yapmak artık çok kolay. Kullanacak olduğunuz pastel boyaların rengi önemli değildir. Evde kullanılmayan, kardeşlerinizden kaçırdığınız ya da ruj yapmak için aldığınız pastel boyalar bu tarif için, vazelin ile birlikte en önemli malzemedir. En önemli ham maddenizdir. Malzemeleriniz; pastel boya, vazelin, nane yağı, mum, yemek kaşığı ve çay kaşığıdır. Pastel boyaları bir makas yardımı ile ya da rende ile rendeleyin. Bir çay kaşığına konacak şekilde rendelemeniz yeterlidir. Yarım çay kaşığı kadar vazelini pastel boyaların olduğu yemek kaşığına bir damla nane yağı ile birlikte, yakmış olduğunuz mum yardımı ile eritiyorsunuz. Küçük bir kabınızın içerisine erittiğiniz malzemeleri koyunuz ve kısa süre buzdolabında bekletiniz. El yapım rujunuz hazır. Eğer rujunuzun daha koyu kırmızı olmasını istiyorsanız pastel boyanın kırmızısını daha fazla kullanabilirsiniz. İstediğiniz renge göre pastel boya renkleri ile deneme yapabilirsiniz.
Evde Ruj Yapımında Dikkat Edilmesi Gereken Küçük Tüyolar
Evde ruj yapmak yukarıda da bahsedildiği gibi çok kolay. Takriben maksimum yirmi dakika içerisinde sürmeye hazır hale gelmektedir. Bu kadar kolay tarifleri yaparken de her zaman olduğu gibi dikkatli olmalısınız. Mesela en önemli detaylardan birisi mum ile eritirken ateşi yemek kaşığınıza tam kararında yaklaştırmaktır. Çok yakınlaşınca karışımı yakabilirsiniz. Amacınız eritmek olmalıdır ısı ile de bu kolayca olacaktır. Diğer bir detay malzemelerin ölçüsü verilen kadar olmalıdır. Fazla ya da az koymanız halinde rujunuz istenildiği gibi olmayacaktır. Mesela fazla vazelin ya da bal mumunu fazla koyduğunuzda, koymuş olduğunuz yağ az gelir ve kokusunu yakalayamazsınız ayrıca sürme kıvamını da kaybedersiniz. Malzemeleri söylenen ölçüde kullanırsanız, eritme işlemini de kıvamında yaparsanız pahalı ürünlere veda eder evde doğal yollarla rujunuzu on dakikada hazırlamış olursunuz.

Meme Kanserini Engellemek 10 Basit Yöntem

Dünyada her 8 kadından biri ömründe bir kez göğüs kanserine yakalanmakta. Çevremizde veya ailemizde göğüs kanseriyle savaşan birini görmek nadir rastlanan bir durum değildir. O halde göğüs kanserine yakalanma riskimizi asgariye düşürmek için neler yapabiliriz? Alacağınız basit tedbirler ve yaşam tarzınızda yapacağınız bazı değişikliklerle göğüs kanseri riskinizi en aza indirgeyebilirsiniz. 
1-) Deodorantları Hayatınızdan Çıkarın.
Terlemek vücudun normal bir aktivitesidir, lütfen önce bunu kabul ediniz. Birçok deodorantın içerisinde bulunan alüminyum, östrojen hormonunu taklit eder ve aynı zamanda DNA’ya doğrudan zarar verebilir.  Her ne kadar göğüs kanseri ve alüminyum arasında klinik çalışmalarda henüz doğrudan bir ilişki bulunmamış olsa da, alüminyumun göğüste birikerek DNA’ya zarar verdiğini biliyoruz. Daha da ilginci göğüste kitlelere en çok alüminyumun biriktiği noktalarda rastlanmıştır. Deodorant kullanmak istiyorsanız ev yapımı olanları, ya da en azından içeriği güvenli markaları tercih edin.
2-) Cilt Bakımı ve Kozmetik Alışkanlığınıza Detoks Uygulayın.
Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de çok az zararlı kimyasal yasaklanarak kozmetik ve cilt bakım ürünlerinden çıkarılmıştır. Üstelik piyasada bulunan ürünlerin bir çoğunun içerisinde ne olduğundan habersisiz.  Paraben, triklosan, etilen oksit ve daha birçok kimyasal hormon yapısını bozarak göğüste düzensiz büyüyen kitlelere, böylece de göğüs kanserine yol açar. Kullanacağınız kozmetik/cilt bakım ürünlerinin neler olduğunu mutlaka araştırarak alın. Eğer iphone kullanıcısı iseniz ‘Think Dirty’ uygulamasıyla içeriğin ne olduğunu kolayca öğrenebilirsiniz.
3-) Plastikle Vedalaşın
Plastik malzemeler hayatımızın o kadar içinde ki! BPA’sız ürünleri tercih etmeniz ne yazık ki sizi plastiğin zararlarından korumuyor. Çünkü plastik üreticileri BPA yerine onun muadili olan BPS kullanıyorlar ki onun da BPA gibi hormon düzenini bozarak göğüs kanserine yol açma riski var. En güzeli plastik ürünleri mümkün olduğunca hayatımızdan uzaklaştırmak.
 4-) Fazla Kilolarınızdan Kurtulun
Yapılan bazı çalışmalar 18 yaş ve orta yaş arası fazladan alınan kiloların menopoz sonrası dönemde göğüs kanseri olarak geri döndüğünü gösteriyor. Öyle ki, göğüs kanseri vakalarının dörtte biri sadece fazla kilolardan kurtulmakla önlenebiliyor. Bunun sebebi, östrojenin yağda birikmesi. Vücudumuzda yağ ve buna bağlı olarak östrojen hormonu ne kadar fazlaysa, kansere yakalanma riskimiz de o derece artıyor.
 5-) Hareket Edin
Günde 1 saat yürüyüş yapmanın menopoz sonrası dönemde göğüs kanserine yakalanma riskini %14 düşürdüğünü biliyor muydunuz? 1 saatlik yürüyüşe koşu gibi fazladan bir aktivite eklendiğinde ise oran %25’e yükseliyor.
6-) Antioksidan Yüklenin
Antioksidanların vücudumuz için inanılmaz faydaları vardır.Bunlardan en muhteşemi de hücrelere zarar verip kansere yol açan serbest radikallerin etkilerini yok edebilmesidir. Çilek, nar, elma, kırmızı fasülye, enginar, kuru erik ve kakao gibi besinler yüksek miktarda antioksidan içerir.
7-)Sigarayı Bırakın
Araştırmalar, son dönemde konulan göğüs kanseri teşhislerinin sigara içenlerde içmeyenlere oranla %24; bırakmış olanlarda hiç içmeyenlere göre %13 yüksek olduğunu gösteriyor. Söyleyecek başka söz kaldı mı? Sigarayı bırakmak ‘kolay’ bir iş olmayabilir ama kanserden korunmanın ‘kolay’ bir yoludur. Bu yazıyı okuyan sigara tüketicileri için umarız bu bırakmak için bekledikleri uyarı olur.
Alkol Tüketiminizi Sınırlandırın
Yapılan çalışmalar günde iki kadehten fazla alkol tüketmenin kanser riskini %20 arttırdığını gösteriyor. Amerikan Kanser Derneği, kadınların günde iki kadehten fazla alkol tüketmemesini öneriyor. Alkol, kanser riskini arttıran östrojen seviyesinin yükselmesine sebep olur.
9-) Soya Tüketiminizi Kısıtlayın
Soyada bulunan doğal bitki temelli östrojen düşük dozlarda alındığında sağlık için yararlıdır, ancak yüksek dozlarda alındığında göğüs kanseri için bir risk faktörü haline gelebilir. Günümüzün işlenmiş gıda dünyasında soya o kadar çok yaygın ki. Bu bile tek başına işlenmiş gıda tüketmeyi bırakmak için bir sebep.
10-) Hormonsuz, Ot Yiyen Hayvanların Etini ve Süt Ürünlerini Tüketin.
Günümüzde et ve süt ürünlerinin çoğu hormonla büyütülen hayvanlardan elde ediliyor. Bu hormonlu et ve sür ürünleri önce marketlere, oradan sofralarımıza kolayca ulaşıyor. Denetimsiz ve sağlıksız hormonlar bizlerin hormon dengesini alt üst ederek birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. O yüzden hormonsuz, doğal yemlerle ve doğada gezinerek beslenen hayvanların etlerini tüketmeye özen gösterin.

Uyurken Kilo Verin

Uyurken metabolismanın yavaşladığı biliniyor. Ancak uyumadan önce bazı şeyleri yaparsanız metabolizmanız çalışmaya ve gece yatarken bile kilo vermeye devam edebilirsiniz.
Bu sözler gerçek olmayacak kadar iyi gelebilir. Ancak bilimadamları ve metabolizma uzmanlarının yaptıkları araştırmalar bunu gösteriyor.
Hayatınızda yapacağınız küçük bazı değişiklikler bunu sağlayabilir. İşte uykunuzda bile kilo vermenin sırları:
Çıplak uyuyun:
Araştırmalar çırıpçıplak uyumanın kilo vermenizi hızlandırdığını ortaya koyuyor. Uyku sırasında vücudunuz soğur ve ısınmak için vücudunuzda bulunan yağları yakmaya başlar. Bundan dolayı çıplak uyuyan kişilerin metabolizma hızları daha fazladır.
Atıştırmak
Yatmadan önce atıştırmak size çok ters gelebilir. Ancak yatmadan önce hafif atıştırma kilo vermenize yardımcı olabilir. Uzmanlar aç olarak yatmanın kilo vermeyi zorlaştırabileceğini de ifade ediyorlar. Ancak atıştırma 300 kaloriyi geçmemeli ve abur cubur olmamalıdır.
Aç olarak yatağa girmenin uyku kalitesini de bozduğuna dikkat çeken uzmanlar, yoğurt ve meyve, tam tahıllı kraker, yağsız süt ile tahıl, fıstık ezmeli tost ve az yağlı peynir gece yatmadan önce tercihleriniz arasında olabilir.
Örneğin, yoğurt, yüksek protein içerir ve şeker oranı düşüktür. Ayrıca kalsiyum iyi bir uyku uyumanıza yardımcı olur.
Meyve de uykuya yardımcı olar. Vitaminler, antioksidanlar, lif ve serotonin ile doludur.
Yatmadan önce egzersiz yapmayın
Yatmadan önce sert  ve ağır egzersizlerden kaçının. Çünkü kalp hızınızı arttırır ve bu da uykuya dalmanızı zorlaştırır. Bunun yerine yoga gibi egzersizler yapın. Yapılan egzersizlerin metabolizmayı hızlı tutma süresi 16 saattir..
Üzüm suyu için
Washington State Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, şarap ve üzüm suyu, yaban mersini, çilek ve elmada bulunan resveratrol adı verilen bir madde vücudunuzdaki kötü yağları yakmaya yardımcı olur.
Yatmadan önce bir kadeh şarap ve üzüm suyu içmek hem atıştırmalık olarak hem de kötü yağlarınız için mükemmel bir alternatiftir.
 Üzüm suyu geceleri insülin salgılanmasını tetikleyen basit hormonun üretilmesini sağlar.
 Karanlık bir odada uyuyun
Oxford Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre kadın obez olmasının yüzde 20 sebebi aydınlık odalarda uyumaları olduğu belirtilmiştir.
Aydınlık bir odada uyumak, vücudun melatonin üretimini durdurmaktadır. Bu durumda sabahları yorgun kalkarsınız ve yorgunluk aşırı yemeği tetikleyebilir.